Çocuklarda Özgüven Gelişiminin Nezaman Başlatılacağını Biliyor Muydunuz?

Çocuklarda Özgüven Gelişimi Ne Zaman Başlar?

Özgüven, kişinin yeteneklerini ve duygularını tanıması, kendini sevmesi ve kendisine güvenmesidir. Çocuklarda özgüven doğumla birlikte gelişmeye başlar, hayat boyu sürer. İlk yıllarda ailenin çocuğa verdiği mesajlar çocuğun özgüven duygusunu etkiler. Çocuk okula başlamasıyla birlikte okulda özgüven duygusu gelişmeye devam eder. Bebeğin güvenle bağlandığı ilk kişiler çocuğun özgüven gelişiminde çok etkilidir. Anne ve babanın çocuğa karşı tutumu, çocuktan beklentileri, çocuğun kendisiyle ilgili olumlu düşünce geliştirmesinde yapıcı ya da yıkıcı etki oluşturur.

Çocuğun Özgüven Gelişimini Neler Etkiler

Bebeklerin anne ve babasıyla kurduğu ilişki çocuğun özgüven duygusunda önemli rol oynar. Çocuğun fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının ne kadarının nasıl giderildiği çocuğun gelişiminde önemli rol oynar. Ailenin verdiği tepkiler ve davranışlar çocukların tüm gelişim sürecini etkiler. Çocuk ait olduğu çevreye göre duygu ve düşüncesi şekillenmeye başlar. Özgüven duygusu ilk olarak ailede oluşur.  Çocukluk döneminde anne ve babanın tutumu, çocuk yetiştirme şekli çocuğun duygularının oluşmasında ve özgüven gelişiminde önemli rol oynar. Aile içinde değer verildiğini ve sevildiğini hisseden, ihtiyaçları giderilen çocuk etrafındaki olumsuz tepkilerden çok fazla etkilenmez. Çevresindeki olumsuzluklarla kolay baş edebilir.

Çocukta Özgüven Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

Özgüveni düşük olan birey kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmekte zorluk çeker. Verilen görev ve sorumluluklardan kaçar. Yanında kendini güvende hissettiği insanlardan ayrılmakta zorluk çeker. Yeni ortamlara girdiğinde kaygı yaşar. Yeni ortamlara girmek için yanında yetişkin birisinin olmasını ister. Yeni ortamlarda kendini rahat hissetmez. Karar vermekte zorluk çeker. İlişkilerinde sınır koyamaz. Sosyal ortamlarda bulunmaktan kaçınır. Sürekli utanç ve suçluluk duygusu hisseder. Kendisini sevilmeye layık görmez.

Çocukların Özgüveni Nasıl Desteklenir?

Çocuğun duygu ve düşüncelerinize önem verdiğinizi ona hissettirmek için nasıl olduğu sorulur. Bugün seni mutlu eden ne vardı, bugün canını sıkan bir şey oldu mu gibi sorular sorulur. Çocuktan beklentiyi yaşına göre istemelisiniz. Kendisinden hiçbir şey beklenilmeyen çocuk görev ve sorumluluk almaz. Kapasitesinin üstünde beklenti ile yetişen çocuklar yanlış yapmaktan korkar, kendini geliştirmekten uzak durur.  Çocukların yeni şeyler öğrenmesi için onları yüreklendirmek gerekir. Sen başla yardıma ihtiyacın olursa ben buradayım diyerek iş yapmak için ilk adımı atmasını sağlayın. Çocuklara başarabilecekleri küçük sorumluluklar vererek çocuklara başarı duygusu tattırılmalıdır. Çocuğunuzun sizin için ne kadar değerli olduğunu onlara hissettirin. Başarısız oldukları zamanda sizin için değerli olacaklarını ve hep onları seveceğinizi söyleyin. Çocukları ilgi alanı ve yetenekleri doğrultusunda etkinliklere yönlendirin. Böylece var olan yeteneklerinin ortaya çıkması sağlanıp çocukların kendine özgüven duymaları sağlanmış olur. Çocuğunuza ulaşabilecekleri hedefler koyun. Bu hedefleri başarma konusunda onlara yardımcı olun. Evde herkesin birbirine güvendiği ortam oluşturun

Özgüven Ne Değildir?

Her şeyi yapabilir olarak algılamak, her şeyi tek başına yapmaya çalışmak, hiç kimseden destek almayı kabul etmemek, tüm sınırları zorlayarak hedefe ulaşmaya çalışmak, her türlü durumda neşeli ve kaygısız olmak özgüven değildir.

Çocuklarda Özgüven Gelişmesini Etkileyen Hatalı Tutumlar

1- Sorumluluk Var Yetki Yok: Çocuğa sorumluluk verilir fakat yetki verilmez. Yemeğini kendin yiyebilirsin ancak yemeğini şöyle yiyeceksin denir. Çocuğa çok sık müdahale edilir. Çocuk bu süreçte şu mesajı alır. Kendi başıma yemek yemeyi beceremiyorum. Doğru karar veremiyorum. Ben yetersiz ve beceriksizim.

2- Sorumluluk da Yetki de Sonsuz: Çocuklardan birçok şeyi halletmesi beklenir. Çocukların yardım taleplerini görmez gelirler. Çocuğa küçük yaşta bilgisayar ve tablet alırlar. Aldıkları bu cihazlara sınır koymazlar. Çocuk canı her istediğinde tabletini kullanır. Bu durumda çocuk sıkılma gibi olumsuz duyguya tahammül etmeyi öğrenemez. Bu aşamada çocuk şu mesajı alır. Engellerle baş etmekte güçlük çekiyorum. Çok yalnızın ve çaresizim.

3- Sorumluluk da Yetki de Yok: Çocukların hata yapmasından korktukları için çocuğa görev ve sorumluluk verilmez. Çocuktan beklenen davranışları çocukların sergileyemeyeceği düşünülerek çocuklar adına aşırı koruyucu ortam hazırlarlar. Ailenin gözleri sürekli çocukların üzerindedir. En ufak asilikte çocuğun sorunu çözmesi beklenmeden çocuk adına sorun çözülür. Çocuklar ne yiyeceğine, ne giyeceğine, nereye gideceğine, kiminle arkadaş olacağına aile karar verir. Çocukların ödevlerini derinden inceleyip yanlış yaptıkları yeri silip yeniden yaptırırlar. Okul çantası anne ve baba tarafından ger akşam düzenli olarak kontrol edilir. Çocuk arkadaşları ile sorun yaşadığı zaman aile devreye girip sorunu çocuk adına çözmeye çalışırlar. Çocuğun yaşadığı hayal kırıklığı, üzüntü gibi durumları ortadan kaldırmak için elinden geleni yaparlar. Çocuklarına mücadele etme şansı tanımadıkları için çocukların özgüven gelişimi çok yavaştır.

Çocuklarda Özgüven Gelişimi İçin Nasıl Bir Tutum Geliştirilmeli?

Anne ve baba arasındaki ilişki çocuğun özgüven gelişimini etkiler. Bu yüzden anne ve baba çocuğun yanında kesinlikle tartışmamalıdır. Anne ve baba çocuğuna yeterli ilgi ve alakayı göstermesi gerekir. Çocuğun bağımsızlaşmasına izin vermelidir. Çocuklarına yeterince görev ve sorumluluk vermelidir. Çocuklarına karşı sevecen ve şefkatli olmaları gerekir. Duygularını içe atan, paylaşmayan çocukların özgüvenleri sağlam değildir. Çocuklara problem çözme becerisi kazandırılmalıdır. Sorunlarla baş etme duygusu çocuklara mutlaka kazandırılmalıdır. Korkulardan kaçmak yerine korkuları ile yüzleşip korkularını yenmesi sağlanmalıdır.

Çocuklarla İlgili Diğer Makaleler

Bir önceki makale olan Paylaşma Duygusu Çocuklara Nasıl Aşılanır Biliyor Musunuz? başlıklı yazımızı biliyor muydunuz?

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*